LİSE 1 DE KAVRAMLAR? NEYİ NASIL ANLATIYORUZ?
Yeni  müfredatı hazırlayanlar; lise 1 de sadece kavramları öğretmemizi ve matematiksel işlemlere girmememizi istiyorlar.. Bence doğru da yapıyorlar..Müfredatı  buna göre hazırlamışlar. Ama cemaat ne derse desin imam bildiğini okursa yapacak bir şey yok..
Lise 1 de öğrenciler özellikle fen branşlarını yeni tanıyorlar. Gelecek yıllarda hayatlarına yön verecekler. Bazıları sayısal bölümler seçecekler bazıları seçmeyecekler. Ama ben onları ikiye ayırıyorum bir fiziği yaşayacaklar birde çalışma hayatlarında fizikle muhatap olup hesap kitap yapacaklar( Mühendisler mesela).. Lise1 ise kesinlikle hayatlarında yaşayacakları fizikle alakalı olmalı diye düşünüyorum.
Bir an düşünelim çocuklara o kadar saat ders anlatıyoruz. Gerçektende onlara hayatta kullanabilecekleri davranışlar kazandırabiliyorsak ne mutlu bize diyorum. Bazen düşünüyorum acaba öğrencilerime pozitif katkılar mı kazandırıyorum, yoksa öğretmencilik mi oynuyorum.
Nedense bizim branşımız itibariyle kendimizi aşmamız, öğrencilerimizi kendi dönemimizden tamamen farklı yetiştirmemiz zor olabiliyor.
Lise 1 de müfredat yoğunluğunu da dikkate alarak, her konuda kitabı bire bir anlatmak yerine her konuda bizim vermemiz gerekenleri anlatmamız daha iyi olur diye düşünüyorum. En azından bir okul içi fizik yarışması yapılmalı, dönem de 2 defa da olsa sunum yapacak şekilde araştırma çalışması verilmeli ve tubitak proje yarışmaları için basit konularla hazırlık yaptırmalı…
Son işlediğimiz ve hâlâ da işlemekte olduğumuz konumuz Enerji, İş ve Güç….
Enerji’nin tanımı, iş yapabilme yeteneğimidir?  Kimin neyin ne yeteneği? Bir kavramın tanımını yaparken illa şu şudur demeye kendimizi mecbur hissediyoruz, Ortaya garip tanımlar çıkabiliyor. İş yapabilmek için enerji gerektiği muhakkaktır. Burada işle enerji arasındaki bağlantıları verebiliriz.
Ama özellikle öğrencilerimizin bilmesi gerekenler

  • Dünyadaki savaşların enerji yüzünden çıktığı,
  • Avrupa’nın açlık çeken Afrika’nın enerji kaynaklarını sömürerek bu hale geldiği
  • Amerika’nın petrol yüzünden ikiz kuleleri yıkarak ırak a girdiği
  • Türkiye’ de yeşilliğe zarar verir diye kurulmayan nükleer santrallerden Dünyada halen 30 ülkede 438 nükleer santral reaktörü enerji üretiminde kullanılırken, 42 nükleer santralin inşa aşamasında bulunduğunu,
  • Bu nükleer santrallerin yakıtının Uranyum olduğu ve Hakkari dağlarının Uranyum yatağı olduğunu,
  • En fazla hidrojen bağlayan kaynağın Bor olduğu, su ile araba çalışmasının bir hikayeden ibaret olduğunu(sansasyon, çünkü sudaki hidrojen enerjisi çok düşüktür). Dünyada ki Bor kaynaklarının % de 80 inin Türkiye de olduğunu, 1 Kg bor ile bir arabanın 19.000 Km yol yapabileceğini ve sadece 200 TL olduğunu,
  • Yoktan enerji var olamayacağını, Sadece bir miktar enerji kullanarak sabit hızla hareket sağlansa da, kesinlikle o sistemden güç alınamayacağını,
  • Ayrıca temiz enerji kaynakları rüzgâr ve Güneş açısından ülkemizin ne kadar uygun şartlara sahip olduğunu,
  • Günlük aldığımız enerjinin yaklaşık   3000 Kilocalori olduğu..  Bir çikolotada 15 K.cal  olduğunu,
  • Alınan enerjiden fazla tükettiğimiz zaman kilo verebileceğimizi, az tükettiğimiz zaman kilo alacağımızı,
  • 60 Kiloluk bir kişinin 5. Kata çıkmak için sadece 3 K.Cal  harcadığı

İş  ise cismin enerjisindeki değişimdir. Ama kesinlikle o işi yapmak için harcanan enerji değildir.  İş yapan kişi veya sistem değişik şartlardan dolayı çok daha fazla enerji harcayabilir. Bir koliyi 5. Kata taşıyan 2 kişi aynı işi yapmıştır. Ama bunlardan bir tanesi işi bilmediği için daha fazla enerji harcamış olabilir, Burada iş;  Kolinin 5. Kata sağlam bir şekilde ve zamanında çıkarılmasıdır. Tabi ki iş, kolinin potansiyel enerjisindeki değişimdir.

Hayatta iş konusunda kullanılacak en büyük tecrübe ise ,

  • Bir  iş anlaşması yapmadan önce isteklerimizi açıkça belirten sözleşme yapnak,
  • İş bitmeden belli bir ücretin haricinde yekûn tutan ödeme yapmamak,
  • Dostumuzda olsa’’ para problem değil sen al…’’  sözleri dostlarımızla olan son sözlerimiz olabilir.. Dolayısıyla kesinlikle para konusunda anlaşmak
  • İşveren veya müdürsek işçilerimizin üretimlerine değer vermek..

Güç ise işin kısa sürede yapılabilmesi kapasitesidir. Güçlü olan daha çok iş yapar manasına gelmez. Güçsüz biri sabır ve istikrar sayesinde daha uzun da sürse daha fazla iş yapabilir. Bu konuda kendi gücümüzü veya bir arabanın gücünü beygir gücü cinsinden ölçebiliriz.
Bu kavramları öğrencilerimize vermek yerine bir sürü sayısal işlem yapmak. Daha çok soru çözmek acaba öğrencilerimize ne kazandırır, ne kaybettirir? Yorum sizin

Halil İbrahim Gündoğdu
higundogdu@gmail.com
http://fizikolimpiyat.com